YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3860
KARAR NO : 2017/10741
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/4 ve 522. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2005 tarihli ve 2005/532 esas, 2005/19 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde dosya üzerinden yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, değişikliğin sanık lehine sonuç doğurmadığından ilamın aynen infazına ilişkin anılan Mahkemenin 06/03/2006 tarihli ve 2004/532 esas, 2005/19 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/07/2017 gün ve 94660652-105-05-4935-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/07/2017 gün ve 2017/42588 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Uyarlama yargılaması yapılırken infaz yasası hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için de duruşma açılması gerektiği hususlarının gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 sayılı Kanun’un 9/1. maddesinin, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmesi ve inceleme konusu olayda; hükümlünün gündüz vakti şikayetçiye ait evin balkonundan girerek pencere camını kırmak suretiyle pek fahiş değerdeki bir miktar para ve cep telefonunu çalması şeklindeki eyleminin, şahsi çeviklik gerektirmediği gibi kırılan pencere camının da muhkem olmadığının bilirkişi raporu ile belirlenmesi nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 491/4 ve 522. maddeleri
uyarınca tayin olunan 1 yıl 4 ay hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/1 ve 151/1. maddeleri ile karşılaştırılmak suretiyle mahkemenin 765 sayılı TCK’nın açıkça hükümlü lehine olduğuna dair kabulünde isabetsizlik görülmediğinden (MERZİFON) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 06.03.2006 gün ve 2004/532 E., 2005/19 K. sayılı kararına yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.