YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3901
KARAR NO : 2017/10312
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 35/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2007 tarihli ve 2006/356 esas, 2007/254 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle infazının durdurulmasına ve dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 20/12/2016 tarihli ve 2006/356 esas, 2007/254 sayılı ek kararını müteakip, anılan kararın iptaline dair İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2017 tarihli ve 2006/356 esas, 2007/254 sayılı ek kararına yönelik itiraz üzerine, 20/12/2016 tarihli kararın iptaline karar verildiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin mercii İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/03/2017 tarihli ve 2017/163 değişik işsayılı karar aleyhine … Bakanlığınca verilen 03/07/2017 gün ve 3606/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2017 gün ve 2017/43161 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın esastan incelenerek kabulü gerekirken yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.10.2007 tarih, 2007/4-200 Esas ve 2007/219 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere 5271 sayılı CMK’nın 253-255. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma kurumu, usul hukuku kurumu olması dolayısıyla derhal yürürlük ilkesine tabi ise de, fail ile Devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabilecektir. Keza ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarih, 2008/5-220 Esas ve 2009/28 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” şeklindedir. Öte yandan, 5275 sayılı Yasa’nın 98/1. maddesinde; “Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması, infaz edilmekte olan hükümlerin de uyarlamaya konu edilebileceğini açıkça göstermektedir. O halde hüküm infaz aşamasında ise infazının durdurularak, infazı tamamlanmış olsa dahi 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilerek, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarih ve 2006/356E., 2007/254 K. sayılı ek kararını müteakip, anılan kararın iptaline dair aynı mahkemenin 09.01.2017 tarihli ek kararına yönelik itiraz üzerine, “20.12.2016 tarihli kararın iptaline karar verildiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin kararına yönelik itirazın esastan incelenerek kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (İZMİR) 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 06.03.2017 gün ve 2017/163 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.