Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/3903 E. 2017/11457 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3903
KARAR NO : 2017/11457
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

Hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1-son, 522, 59, 40, 95/2. maddeleri gereğince 7 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kadıköy (Kapatılan) 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2003 tarihli ve 2003/9 esas, 2003/79 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kapsamında yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 151/1, 116/1, 119/1-c ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay, 3 ay 10 gün ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli ve 2016/82 esas, 2016/231 sayılı kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/10/2016 tarihli ve 2016/9813 esas, 2016/14158 karar sayılı ilamı ile kesinleşmesini müteakip, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle infazın durdurulması ve uyarlama kararı verilmesi talebi ile ilgili talebin reddine ilişkin İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2017 tarihli ve 2016/82 esas, 2016/231 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile mala zarar verme suçuna ilişkin ilamın infazının durdurulmasına dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/02/2017 tarihli ve 2017/154 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/07/2017 gün ve 105-34-4128-2017- Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2017 gün ve 2017/43813 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tabi olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez” şeklinde düzenlenen “…etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar…” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tabi suçlar da uzlaştırma kapsamına alınmış ise de, 5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesindeki “ ….Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükme nazaran, mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamında olmayan nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlenmiş olması nedeniyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
06.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 SK’nun 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” Bu nedenle 19.12.2006 tarihinden itibaren hırsızlık suçu ile birlikte işlenen mala zarar verme suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. O halde bu tarihe kadar işlenen mala zarar verme suçunun uzlaşmaya tabi olduğu dikkate alındığında, inceleme konusu olayda suç tarihi olan 21.12.2002 tarihi itibarıyla mala zarar verme suçunun uzlaşmaya tabi olduğu ve mahkemesince, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 17.12.2015 gün, 2015/17025 Esas ve 2015/23415 Karar sayılı bozma kararından sonra yapılan yargılamada şikâyetçiye uzlaşma ihtarlı davetiye çıkartılarak hüküm kurulduğu, bu hükmün Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24.10.2016 gün, 2016/9813 Esas ve 2016/14158 Karar sayılı ilamı ile onandığı, dolayısıyla uzlaşma hükümlerinin yerine getirildiği anlaşılmakla; itiraz merciince itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (İSTANBUL ANADOLU) 10. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 08.02.2017 gün ve 2017/154 sayılı D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.