Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/3975 E. 2017/10736 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3975
KARAR NO : 2017/10736
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

Hırsızlık suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 35/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2010/414 esas, 2011/903 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağına dair bir karar verilmesi talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 03/01/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve söz konusu kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/01/2017 tarihli ve 2017/98 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/07/2017 gün ve 4181/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/08/2017 gün ve 2017/46429 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın anılan Kanun’un 141/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 27/02/2014 tarihli ve 2013/7207 esas, 2014/6648 sayılı ilamıyla, “Katılana ait eşyaların suç tarihinde…. Eğitim ve Araştırma Hastanesi Binası içinden çalınması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 142/1-a maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” şeklindeki açıklama ile söz konusu hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın eylemine ilişkin suç vasfında yanılmanın sonraki hukuksal değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı, sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunun 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan verilen 30.12.2011 gün ve 2010/414 E., 2011/903 K. sayılı ilk mahkûmiyet hükmünün temyizi üzerine, 13. Ceza Dairesinin 27.02.2014 gün ve 2013/7207 E., 2014/6648 K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla; bu hükümlü hakkında yapılan kanun yararına bozma talebinin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.