YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4065
KARAR NO : 2017/10735
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 62. maddeleri uyarınca iki kez 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile aynı suçtan diğer sanık …’ın, anılan Kanun’un 142/2-h ve 62. maddeleri gereğince iki kez 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2016 tarihli ve 2016/613 esas, 2016/1101 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19.07.2017 gün ve 4404/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/08/2017 gün ve 2017/48752 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Dosya kapsamına göre, müştekilerin suç nedeniyle doğan zararlarının sanıklar tarafından soruşturma aşamasında giderildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerine göre sanıklar hakkında tayin olunan cezadan indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin olunmasında,
2- Sanıkların mağdur …’nın yönetici olduğu mağazadan bir adet tişörtü çalmaktan ibaret olayda, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak malın değerinin az olması halinde suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesi gereğince verilen cezadan indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre,…. AVM’de bulunan “….” isimli mağazada alışveriş yapan mağdur …’ın cep telefonunu reyona bıraktığı, telefonu gören sanık …’in, bu telefonu alarak cebine koyduğu, ardından diğer sanık …’ye verdiği, sanık …’in yine aynı mağazadan kapüşonlu bir sweatshirtü alarak denemek amacıyla soyunma kabinine girdiği, kabinde sweatshirt üzerindeki alarmı dişi ile kopararak çıkardığı ve koluna alarak mağazadan uzaklaştıkları, bilahare mağdur …’ın cep telefonunun olmadığını farkederek durumu mağaza çalışanlarına bildirmesi üzerine kamera görüntülerini izleyen mağaza çalışanlarının şahısların eşgalini AVM’nin güvenlik görevlilerine bildirdikleri, AVM’den çıkıp uzaklaştıkları sırada sanıkların güvenlik görevlilerince durduruldukları, tekrar AVM’nin içine girdikten sonra sanık …’nin telefonu görevlilere verdiği, ancak cep telefonuna takılı sim kartın bulunamadığı, bu arada yukarıda adı geçen mağazada reyon yöneticisi olarak görev yapan mağdur …’nın mağazada yaşanan cep telefonu hırsızlığı ile ilgili alışveriş merkezinin güvenlik görevlilerine fotoğraflarını bildirdiği şahısların yakalandıklarını görüp yanlarına gittiğinde, o şahıslardan Halil İbrahim’in üzerinde kamera kayıtlarında yer almayan ve kendilerinin sattığı kapüşonlu sweat dikkatini çekince şahıstan fişini istediği, bu şahsın şüpheli hareketlerde bulunması üzerine biraz daha üstelediği, bilahare sanık …’in, kendisinin alarm aparatını dişiyle kırarak aldığını söylediğinin anlaşılması karşısında; güvenlik kamerası görüntüleri izlenmek suretiyle eşgalleri belirlenerek yakalanan ve kolluk görevlilerine teslim edilen sanıkların, henüz üst araması işlemine geçilmeden önce suça konu eşyaları görevlilere teslim ettikleri olayda, sanıklar yakalandıktan sonra arama işlemi üzerine eşyaların bulunabileceği, kolluk görevlileri tarafından el koymanın kaçınılmaz olduğu bu durumda sanıkların çaldıkları eşyaları çıkartıp vermelerinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği ve yerel mahkeme hükmünde isabetsizlik görülmediğinden, yine 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması hakimin takdirinde olup, takdire ilişkin konularda kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından (AFYONKARAHİSAR) 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2016 gün ve 2016/613E., 2016/1101 K. sayılı kararına yönelik yerinde bulunmayan kanun yararına bozma istemlerinin REDDİNE, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.