YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4162
KARAR NO : 2017/11454
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 31/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cealandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2008 tarihli ve 2007/695 esas, 2008/232 sayılı kararma suça sürüklenen çocuk müdafiisince yapılan itirazın reddine ilişkin Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2009 tarihli ve 2009/29 değişik iş sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 31/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cealandırılmasına dair Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2015 tarihli ve 2015/497 esas, 2015/1057 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/08/2017 gün ve 14333/2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/09/2017 gün ve 2017/50286 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kasapmına göre,
1- Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 31/2 maddelerine uyan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06/01/2009 tarihi itibariyle durduğu ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 10/08/2011 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında 6 yıllık dava zamanaşımının suç tarihi olan 25/03/2007 gününden hüküm tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2- Kabule göre de, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 12.02.2016 gün ve 2016/1 sayılı iş bölümüne ilişkin kararının ceza daireleri ortak hükümler bölümünde “Ceza daireleri, yürürlük tarihinden önce kendisine gelen ve daha önceden gelip de bozma ya da her ne suretle olursa olsun daire dışına gönderdiği işleri sonuçlandırır.” şeklindeki düzenlemesine göre, incelemenin daha önce Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18.05.2017 tarih ve 2017/2810 E., 2017/5686 K. sayılı kararı ile yapıldığı ve dosyanın incelemeyi yapan dairece neticelendirilmesinin gerekmesi sebebiyle kanun yararına bozma incelemesinin Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.