Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/4194 E. 2017/12773 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4194
KARAR NO : 2017/12773
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/4, 119/1-c ve 31/3. (iki kez) maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay ve 1 yıl 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İZMİR 2. Çocuk Mahkemesinin 04/02/2010 tarihli ve 2009/531 esas, 2010/72 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/06/2017 gün ve 5410/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve 2017/39245 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, aynı suçtan mahkumiyetine karar verilen diğer suça sürüklenen çocuk…’ın anılan kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11/06/2013 tarihli ve 2013/11242 esas, 2013/15359 sayılı kararı ile “ 21/09/2006 tarihinde 19.30 sularında işyerini kilitleyerek ayrılan katılanın ertesi gün sabah 08.30 da işyerine geldiğinde kapı kilidinin kırılarak hırsızlık suçunun işlendiğini farketmesi üzerine kolluk birimlerine ihbarda bulunduğunun katılanın anlatımlarından ve kollukça düzenlenen görgü, tespit tutunağından anlaşılması karşısında, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçlarının işlendiği zaman diliminin tam olarak tespit olunamadığı gözetilmeden ve bu durumun sanık lehine değerlendirilerek eylemlerin gündüz işlendiğinin kabulü yerine geceleyin işlendiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği ve bozma sonrası aynı Mahkemenin 2013/1078 esasına kayden yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair verilen kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, eylemi diğer sanık ile birlikte gerçekleştiren suça sürüklenen çocuk Çoşkun Özuzdur’un atılı suçları işlediği zaman diliminin tam olarak tespit olunamadığından bu durumun sanık lehine değerlendirilerek eylemlerin gündüz işlendiği gözetilmeksizin, sanık hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun’un 143 ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçuna dair ise anılan Kanun’un 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 21.09.2006 tarihinde saat 19.30 sularında işyerini kilitleyerek ayrılan katılanın ertesi gün sabah saat 08.30’da işyerine geldiğinde kapı kilidinin kırılarak hırsızlık suçunun işlendiğini farketmesi üzerine kolluk birimlerine ihbarda bulunduğunun katılanın anlatımlarından ve kollukça düzenlenen Görgü ve Tespit Tutanağından anlaşılması karşısında; hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının işlendiği zaman diliminin tam olarak tespit olunamadığı gözetilmeden ve bu durumun sanık lehine değerlendirilerek eylemlerin gündüz işlendiğinin kabulü yerine geceleyin işlendiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İZMİR) 2. Çocuk Mahkemesinden verilip kesinleşen 04.02.2010 gün ve 2009/531 E., 2010/ K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca hapis cezasının 2 yıl olarak belirlenmek suretiyle cezalandırılmasına, hükmolunan 2 yıl hapis cezasında, aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 1 yıl 4 ay hapis olarak belirlenmesine, yine işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan TCK’nın 116/2. maddesi uyarınca ve mahkemenin takdiri gözetilerek hapis cezasının 6 ay olarak belirlenmek suretiyle cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılarak 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak cezanın 8 ay hapis olarak belirlenmesine ve aynı Kanun’un 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilerek, TCK’nın 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL’den hesaplanarak 4.800,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.