YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5420
KARAR NO : 2018/2664
KARAR TARİHİ : 14.03.2018
Kamu malına zarar verme suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a, 43, 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocukların hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 168/1, 31/3 ve 116/4. maddeleri uyarınca 7 ay 3 gün hapis ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-6. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2013 tarihli ve 2011/480 esas, 2013/288 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/11/2017 gün ve 11401/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2017 gün ve 2017/63987 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Aralık Asliye Ceza Mahkemesince suça sürüklenen çocukların hırsızlık suçu sabit kabul edildiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 168/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 7 ay 3 gün hapis ve yine hırsızlık suçu zikredilmek sureti ile mezkur Kanun’un 116/4. Maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasına hükmedilmiş ve bu ceza yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, birden fazla suça sürüklenen çocuğun yargılandığı dosyaya ilişkin karar başlığında suça sürüklenen çocuklardan yalnız … … … isminin yazıldığı, hükmün gerekçe kısmından da hangi … hakkında hüküm kurulduğunun belirtilmemesi karşısında, 7 ay 3 gün hapis ve açıklanması geri bırakılan 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığı ve hukuki değerden yoksun olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
1- Dosya kapsamına göre, Aralık Cumhuriyet Başsavcılığının 09/09/2011 tarihli ve 2011/1017 soruşturma, 2011/972 esas, 2011/568 sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kamu davası açıldığı ve 05/10/2011 tarihli oturumda sanığa iddianame okunarak isnat edilen suç anlatılarak savunması alındığı halde, yapılan yargılama sonucunda bu sanık yönünden bir karar verilmemiş olunmasında,
2- Dosya kapsamına göre, Aralık Cumhuriyet Başsavcılığının 08/09/2011 tarihli ve 2011/1016 soruşturma, 2011/970 esas, 2011/566 sayılı iddianamesi ile sanıklar … … … ve … … haklarında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından da kamu davası açıldığı, Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/479 esasına kayden yürütülen yargılamada 05/10/2011 tarihli ilk celsede sanıklara iddianame okunarak isnat edilen suç anlatılarak savunmalarının alındığı yargılama sonunda dosyanın 22/11/2011 tarihli ve 2011/479 esas, 2011/255 sayılı kararı ile Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/480 esas sayılı dosyası ile birleştilrmesine karar verilmesine karşın bu sanıklar yönünden bir karar verilmemiş olunmasında,
3- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan sanık … hakkında hüküm kurulmasında,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 12.02.2016 gün ve 2016/1 sayılı iş bölümüne ilişkin kararının ceza daireleri ortak hükümler bölümünde “Ceza daireleri, yürürlük tarihinden önce kendisine gelen ve daha önceden gelip de bozma ya da her ne suretle olursa olsun daire dışına gönderdiği işleri sonuçlandırır.” şeklindeki düzenlemesine göre, incelemenin daha önce Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12.04.2017 tarih ve 2016/19486 E., 2017/4017 K. sayılı kararı ile yapıldığı ve dosyanın incelemeyi yapan dairece neticelendirilmesinin gerekmesi sebebiyle kanun yararına bozma incelemesinin Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.