Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/5778 E. 2018/1274 K. 14.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5778
KARAR NO : 2018/1274
KARAR TARİHİ : 14.02.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde uygulama maddesinin TCK’nın 151/1 yerine, 116/1 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık … ve … hakkında hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde uygulama maddesinin TCK’nın 151/1 yerine, 116/1 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık …’nin adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/09/2004 tarih, 2003/92 E, 2004/286 K sayılı kararına ilişkin 4 yıl 2 ay hapis cezasının 26/07/2008 tarihinde infaz edildiği, infaz tarihinden itibaren 3 yıl geçmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 58/2-b maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı ve sanığın adli sicil kaydında yer alan diğer ilamların da tekerrüre esas nitelikte olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla ilam bulunan sanık … hakkında, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek en ağır cezaya konu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırıkların aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık … hakkında “tekerrür hükümlerinin uygulanmasına” ilişkin bendin hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, sanık … hakkında Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/211 Esas, 2007/383 sayılı ilamındaki resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen karara yönelik katılan ve sanık müdafiinin temyiz itirzlarının incelenmesinde,
Katılan …’ın temyiz isteminin, eşi müteveffa …’a yönelik yaralama eylemi nedeniyle, sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek ve hükmedilen hapis cezasının süresine göre 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca katılanın duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Olayda yaralanan ve daha sonra ölen …’ın eşi olan katılan …’ın duruşmadaki beyanında ve temyiz dilekçesinde, eşinin olay nedeni ile yaralanmasından sonra 21/12/2011 tarihinde öldüğünü bildirmesi nazara alınarak, katılandan olayda yaralanan eşinin daha sonradan gördüğü tedavilere ilişkin belgeler sorulup, tedavi gördüğü hastaneden buna ilişkin belgeler de getirtilerek, …’ın olaydan dolayı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 87/4. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediği yönünde rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yaralama suçundan verilen cezanın kemik kırığı nedeni ile artırılması sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.