YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6307
KARAR NO : 2018/533
KARAR TARİHİ : 31.01.2018
Hırsızlık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ERZURUM 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2011 tarihli ve 2010/371 esas, 2011/524 sayılı kararının kesinleşerek infazına geçilmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suç yönünden uyarlama yargılaması yapılarak, öncelikle ilamın infazının durdurulup durdurulmayacağı hususunda karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine, infazın durdurulmasına yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 20/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/01/2017 tarihli ve 2017/37 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/11/2017 gün ve 8709/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2017 gün ve 2017/69034 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. ” şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş
kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan verilen 27.10.2011 tarih ve 2010/371 E., 2011/524 K. sayılı mahkûmiyet hükmünün temyizi üzerine, Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 25.02.2014 tarih ve 2013/4948 E., 2014/6116 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmakla; bu hükümlü hakkında yapılan kanun yararına bozma talebinin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 31.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.