Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2018/1951 E. 2018/4116 K. 09.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1951
KARAR NO : 2018/4116
KARAR TARİHİ : 09.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 10.06.2010 tarih ve 2009/67 Esas, 2010/16 Karar sayılı mahkumiyet kararı ile hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 13.07.2010 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde 02.10.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle ihbarda bulunulan Feke Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.11.2012 tarih, 2012/73 Esas ve 2012/120 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. maddesinde tanımlanan tehdit suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile uzlaşma kapsamına alındığının anlaşıldığı, ancak sanığın UYAP’tan alınan adli sicil kaydına göre, 5 yıllık denetim süresi içinde Feke Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.05.2014 gün, 2013/44 E., 2014/54 K. sayılı ilamına göre hırsızlık suçunu işlediği ve hükmün açıklanmasını gerektiren kesinleşen mahkumiyetinin bulunduğu ve açıklanması geri bırakılan kararın açıklanma koşullarının oluştuğu belirlenerek yapılan incelemede;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK’nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.