Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2018/1981 E. 2018/4306 K. 11.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1981
KARAR NO : 2018/4306
KARAR TARİHİ : 11.04.2018

Altı ayrı kişiye karşı beşer kez; nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından sanık …’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b (5 kez), 116/1 (5 kez), 119/1-c (5 kez), 151/1 (5 kez) ve 62. (15 kez) maddeleri gereğince (5 kez) 2 yıl 6 ay hapis, (5 kez) 1 yıl 8 ay hapis ve (5 kez) 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/11/2016 tarihli ve 2008/1572 esas, 2016/506 sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13/01/2017 tarihli ve 2017/43 esas, 2017/116 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi sonucu kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 05/05/2017 tarihli ve 2008/1572 esas, 2016/506 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/06/2017 tarihli ve 2017/655 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26.02.2018 gün ve 13067-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2018 gün ve 2018/17547 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren hakim …’ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararı da verdiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılamanın yenilenmesi yolu, ancak sınırlı hallerde kabul edilmiş olağanüstü bir kanun yoludur. 5271 sayılı CMK’nın 311 ile 323. maddelerinde düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi istemi, ilk hükmü veren mahkemeye sunulur (CMK’nın 318/1. maddesi). Bu mahkeme, öncelikle istemin kabul edilebilir olup olmadığını inceleyerek bir karar verir. Bu inceleme dosya üzerinden yapılır. CMK’nın 23/3. maddesine göre yargılamanın yenilenmesi halinde, yargılamada görevli hakim, aynı işte görev alamaz. Bu halde hakim, uyuşmazlık hakkında daha önceden görüşünü bildirmiştir. Yargılama süresince görüşünü bildirmiş olan bir hakimin, yargılamanın yenilenmesi aşamasında görev yapması, hakimin tarafsızlığı ilkesi ile bağdaşmaz. Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilir olup olmadığına ilişkin kararın, aynı mahkemece, fakat asıl kararı veren hakim dışındaki hakim tarafından verilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2016 tarih ve 2008/1572 E., 2016/506 K. sayılı hükmünü veren hakimin … olduğu, verilen hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13.01.2017 tarih ve 2017/43 E., 2017/116 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle onanarak kesinleştiği; bilahare hükümlünün yargılamanın yenilenmesine ilişkin isteminin, aynı mahkemenin 05.05.2017 tarih ve 2008/1572 E., 2016/506 K. sayılı ek kararı ile CMK’nın 318/1. maddesi gereğince kabule değer olmadığından reddine karar verildiği, red kararı veren mahkeme hakiminin de … (40198) olduğu, bu ek kararın cezaevinde bulunan hükümlüye tebliğ edilmesi üzerine hükümlü müdafiinin 22.05.2017 tarihli dilekçesi ile talebin reddine ilişkin ek karara yönelik itirazda bulunduğu, akabinde itiraz mercii olan Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2017 tarih ve 2017/655 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır ki, asıl kararı veren hakim …’ın, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine de karar vermesi CMK’nın 23/3. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine dair kararın ortadan kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (BAKIRKÖY) 16. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 06.06.2017 gün ve 2017/655 sayılı D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.