YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2184
KARAR NO : 2018/4075
KARAR TARİHİ : 09.04.2018
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere ilişkin suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun, onsekiz yaşını ikmal ettikten sonra 21.06.2013 tarihinde yapılan sorgusu esnasında müdafii istemediğini beyan ettiği ve mahkemesince suça sürüklenen çocuğun yokluğunda, müdafiinin yüzüne karşı verilen 10.09.2013 tarihli kararın, zorunlu müdafii tarafından temyiz edildiği, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa 13.06.2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen suça sürüklenen çocuk tarafından süresinde temyiz edilmediği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin verilen hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere ilişkin suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
10.09.2013 günü yüzüne karşı verilen hükmü, yasal bir haftalık temyiz süresinden sonra 18/09/2013 günü temyiz eden suça sürüklenen çocuk müdafiinin, süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3- Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre hükmün; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
4- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) 5271 sayılı CMK’nın 213. maddesine göre sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadelerin duruşmada okunabilmesi kabul edilerek Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadelere de kanıt (delil) olma değeri tanınmıştır. Buna karşılık, şüphelinin kollukça alınan ifadesine ilişkin tutanağın duruşmada okunabilmesi için, kollukta ifade alındığı sırada müdafinin hazır bulunması koşulu aranmaktadır.
Somut olayda suça sürüklenen çocuk, Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde ve mahkemede atılı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediğini kabul etmemiştir. Kollukta ifadesinin alınması mümkün olmayan suça sürüklenen çocuğun, kolluk görevlilerince yakalanması sırasında kendisi ile yapılan mülakatta suçu ikrar ettiğine dair beyanı olduğuna ilişkin tutanağın hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, atılı suçları suça sürüklenen çocuğun işlediğine ilişkin başkaca hangi kanıtların hükme esas alındığı açıklanıp tartışılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Kabule göre de;
Müştekiye ait park halindeki kilitli aracın camının kırılarak aracın teybinin çalınmaya kalkışılması şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.