YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2224
KARAR NO : 2018/4307
KARAR TARİHİ : 11.04.2018
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f, 145 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2006 tarihli ve 2005/713 esas, 2006/280 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün sabıka kaydının silinmesi talebi üzerine infazın tamamlandığı, 6352 sayılı Kanun’un lehe düzenlemelerinin hükümlü hakkında uygulanamayacağından bahisle talebin reddine ilişkin Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2016 tarihli ve 2005/713 esas, 2006/280 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/02/2018 gün ve 94660652-105-20-616-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/03/2018 gün ve 2018/19386 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanunun 142/1-f bendi yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163 üncü maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 maddesinde yer alan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” biçimindeki düzenlemeler karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü hakkında Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2006 tarih ve 2005/713 E., 2006/280 K. sayılı kararı ile TCK’nın 142/1-f, 145, 62. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezasına hükmedilerek 51. madde gereğince ertelendiği ve temyiz edilmeksizin 24.05.2006 tarihinde kesinleştiği, bilahare hükümlünün 25.12.2015 tarihli dilekçesi ile “sabıka kaydının silinmesini” talep etmesi nedeniyle mahkemenin bu kez 25.03.2016 tarihli ek kararı ile “hükümlü hakkında verilen 2 yıllık denetim süresinin 24.05.2008 tarihinde dolduğu, böylece infazın tamamlandığı, bu haliyle yeniden uyarlama yapılması şartlarının oluşmadığı, 6352 sayılı Kanun’un 82, 83 ve 84 maddeleri ile lehe yasal düzenlemelerin hükümlü hakkında uygulanamayacağından sanığın talebinin reddine” karar verdiği anlaşılmış ise de; atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca karşılıksız yararlanma suçuna dönüşmek suretiyle suç vasfının değiştiği, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, mahkemesince bilirkişi tarafından hesaplanan 188,74 TL tutarındaki zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verildikten sonra ödemesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.