YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2232
KARAR NO : 2018/4311
KARAR TARİHİ : 11.04.2018
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 160/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 600,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair TEKİRDAĞ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/01/2018 tarihli ve 2017/621 esas, 2018/92 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/03/2018 gün ve 94660652-105-59-2580-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/03/2018 gün ve 2018/20691 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açıldığı hâlde Mahkemece kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan hüküm kurulduğu, anılan suçun şikayete tabi suç olması itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1-a maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, karar tarihinde yurürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesindeki “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre, mahkeme tarafından yapılır.” şeklindeki hüküm gereğince usulüne uygun olarak uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan kabulü ile atılı suçun şikâyete tabi olması itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/1-a maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesindeki “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre, mahkeme tarafından yapılır.” şeklindeki hüküm gereğince usulüne uygun olarak uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (TEKİRDAĞ) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 30.01.2018 gün ve 2017/621 E., 2018/92 K. sayılı hükmün belirtilen nedenle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.