YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2546
KARAR NO : 2018/4726
KARAR TARİHİ : 18.04.2018
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’ün 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1 ve 81/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırmasına dair ELAZIĞ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/1998 tarihli ve 1996/651 esas, 1998/203 sayılı kararının infazı sırasında Cumhuriyet Savcılığınca 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu açısından değerlendirme yapılarak uyarlama kararı verilmesi talebi üzerine, hükümlünün anılan Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2017 tarihli ve 2016/463 esas, 2017/1076 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/03/2018 gün ve 94660652-105-23-4052-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2018 gün ve 2018/28420 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359-7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığın, müştekiye ait ikametinin kapısını hafif zorlamayla açarak içeriye girip içeride bulunan eşyaları çalması suretiyle gerçekleşen olayda, mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanığın lehine olduğundan bahisle hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre uyarlama yapılırken, eylemin hırsızlıkla birlikte mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İnfaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede; sanıkların olay günü bilinmeyen bir zamanda müştekinin evine gelerek giriş kapısının muhkem olmayan kilidini tornavida ile hafif zorlama ile açarak içeri girip, pek hafif değerde ziynet eşyasını çalmaları şeklinde gerçekleştirilen eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesi kapsamındaki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Kanun’un 116/1 ve 119/1-c maddesi kapsamında konut dokunulmazlığını bozma ve suç tarihi itibariyle soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, uyarlama yargılaması öncesine ait belgelerin dosya içerisinde bulunmadığı ve şikâyetin mevcut olup olmadığının dosya kapsamından anlaşılamaması nedeniyle mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri dikkate alınmak suretiyle, her iki yasaya göre verilecek cezaların, denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ELAZIĞ) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 16.11.2017 gün ve 2016/463 E., 2017/1076 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 18.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.