YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6593
KARAR NO : 2018/14722
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanun’un 21. ve Tüzüğün 28. maddesine göre, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından sorarak beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerektiği halde, muhtar imzasının bulunmaması nedeniyle Tebligat Kanunu’nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan 21. maddesine de uygun olmayan usulsüz tebligat nedeniyle sanığın öğrenme üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanığın kovuşturma evresinde alınan savunmasında ve tanık …’in aşamalarda alınan beyanlarında sanığın soruşturma aşamasında müştekinin zararını ödemek istediği ancak tanık …’in olayın yargılamaya taşınması nedeniyle ödemeyi kabul etmediği gözetildiğinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.