YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10701
KARAR NO : 2019/11381
KARAR TARİHİ : 25.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümlü hakkında Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2005 tarihli ve 2004/481 E., 2005/312 K. sayılı kararı ile TCK’nın 492/2, 522, 59/2 ve 647 sayılı Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 1,800.00 TL ağır para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve bu kararın hükümlü tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04/05/2006 tarihli 2005/16251-2006/3855 esas sayılı ilamıyla hükümlünün süresinden sonra temyiz etmesi nedeniyle ret kararı vererek kesinleştirildiği, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ‘nun değerlendirilmesi için yapılan ihbar üzerine ilk derece mahkemesinde lehe yasanın değerlendirilerek 25/04/2007 tarihli 2004/481-2005/312 esas sayılı kararıyla 765 sayılı TCK ‘nu daha lehe bularak hükümlü hakkında 492/2, 522, 59/2 ve 647 sayılı Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 1,800.00 TL ağır para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği, hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Dairemizce incelenen kararın CMK’nun 231 maddesinin değerlendirilmesi yönünde bozulduğu, ilk derece mahkemesinde hükümlünün sabıkasının bulunması nedeniyle CMK ‘nun 231 maddesi uygulanmayak 27/10/2009 tarihli 2009/689 – 2009/1016 esas sayılı kararıyla hükümlü hakkında 492/2, 522, 59/2 ve 647 sayılı Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 1,800.00 TL ağır para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği nazara alındığında 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; hükümlü hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetildiğinde tebliğnamedeki bu düşünceye katılınmamıştır.
Atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince uyarlama yapılması gerekeceği, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Yasa’nın 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması ve dosya kapsamına göre zararı tazmin ettiği anlaşılan hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.