YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11390
KARAR NO : 2020/4564
KARAR TARİHİ : 11.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet,beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I) Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
PTT A.Ş’nin, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşılmakla, katılma hakkı ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından ve mahkemece katılma kararı verilmiş olması da hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden müşteki kurum vekilinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesinde atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının ve TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tüm dosya içeriğine göre; sanığın PTT hizmet binasının önünde kurulu bulunan ATM cihazına yerleştirdiği düzenek sebebiyle katılan …’e ait olan paranın ilgili bölmede sıkıştığı ve katılanın olay yerinden ayrılmasından sonra suça konu paranın sanık tarafından alındığı somut olayda; olay tarihi itibariyle bahsi geçen ATM’nin bahsedilen PTT hizmet binasının eklentisi niteliğinde bir yerde olup olmadığı hususu, keşif ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenip, sonucuna göre bina veya eklentisi niteliğinde ise suç tarihi itibariyle sanık hakkında TCK’nın 142/2-h maddesinin uygulanması, bina veya eklentisi niteliğinde olmadığının tespiti halinde ise aynı Kanun’un 141/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilerek; sanığın üzerine atılı suçun TCK’nın 141/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun tespiti halinde; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.