YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11539
KARAR NO : 2019/16203
KARAR TARİHİ : 23.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanığın Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün bekleme salonunda bulunan masanın çekmecesinden okuma gözlüğünü çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin kamu kurumu binasında gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihi dikkate alındığında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-a maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
2) Etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 168/1.maddesi ile uygulama yapılırken, anılan maddenin 2.fıkrasındaki indirim oranının üst sınırı olan 1/2 oranından daha fazla indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
3) Mükerrirliğe esas alınan ilamda da 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Sanığın, müştekinin beyanından 100 TL değerindeki okuma gözlüğünü çaldığının anlaşılması karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09/05/2017 tarihli ve 2015/13-156 Esas, 2017/256 Karar sayılı kararı nazara alındığında,suça konu okuma gözlüğünün değer tespiti yapılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
5) İddianamede, sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 145. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa anılan maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilerek CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
6) Kabule göre de;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş olup, bu madde gereğince hapis cezasının alt sınırının 3 yıl olmasına rağmen, temel hapis cezasının 2 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile o yer cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.