YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11731
KARAR NO : 2019/13899
KARAR TARİHİ : 23.09.2019
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2019 tarihli ve 2018/385 esas, 2019/219 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/07/2019 gün ve 94660652-105-34-6649-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/08/2019 gün ve 2019/80600 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında; şahsi ve sosyal durumu, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ceza tayin edildiği belirtilerek, temel ceza olarak suç tarihi itibariyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesindeki alt ve üst sınır içerisinde bulunan 3 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de; uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesinin gösterildiği anlaşılmakla; 18/06/2014 tarihinde kabul edilerek, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinin, 10/11/2011 olan suç tarihi itibari ile yürürlükte olmadığı ve müştekinin ikametine, evin dış kapı kilidini kırmak suretiyle girerek, konuttan hırsızlık yapan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından lehine olan ve eylemlerine uyan anılan Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihi itibariyle yürürlükte olmayan ve ceza miktarı bakımından sanık aleyhine olup 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca uygulama olanağı bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’a eklenen 142/2-h maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması halinde başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olduğundan; hukuka aykırılığın, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır.
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, uygulama maddesi olarak suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine, aynı Kanun’un 142/2-h maddesi gösterilmiş ise de; kararda mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılarak, sanığın şahsi ve sosyal durumu, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ceza tayin edildiği belirtilip temel ceza olarak suç tarihi itibariyle sanığın eylemine uyan TCK’nın 142/1-b maddesindeki alt ve üst sınır içerisinde bulunan 3 yıl hapis cezasının belirlendiği; böylece uygulama maddesi olarak sehven TCK’nın 142/2-h maddesinin yazıldığı ve bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, yazım hataları kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilemeyeceğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.