YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12354
KARAR NO : 2019/16974
KARAR TARİHİ : 04.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 02/09/2015
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığın kovuşturma sırasında 21.05.2014 tarihinde alınan ifadesinde bildirdiği adresinden farklı olan (apartman numarası farklı) adrese çıkartılan tebligatın tebliğ edilememesi üzerine, sanığın dosyada bilinen başka bir adresi ve iş yeri adresine gerekçeli kararın gönderilmesine rağmen tebligatın yapılamadığı, dosyada bilinen son adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta ise de; gerek adresin yanlış olması ve gerekse sanığın mahkemeye bildirdiği adreste daha önce yapılmış herhangi bir usulüne uygun tebligat da bulunmadığından sanığa Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan, sanığın öğrenme üzerine sunduğu 01.09.2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek ve sanık eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz itirazı da yapmış olduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme isteğini inceleme yetkisi, Yargıtay’a ait olup bu konuda mahkemece verilen ek karar hukuki geçerlilikten yoksun olduğundan sanığın eski hale getirme ve temyiz isteminin reddine dair 02.09.2015 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Adli sicil kaydına göre…18. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2011 tarihli ve 2011/16 E., 2011/501 K. sayılı tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 günlü ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içerisinde yer alan 23.01.2013 tarihli olay yeri inceleme raporunda; hırsızlığın yaşandığı Tepecik mahallesinde bulunan avea baz istasyonu kapısının asma kilit ile kilitli olduğu, akülerin bulunduğu kabin kapılarının kilit kısmında bir zorlama olmadığı, kilit tertibatının sağlam ve çalışır durumda olduğu, içeride bulunan demir rafın boş vaziyette ve akü bağlantı kablolarının uçlarının sarkık vaziyette olduğu tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; atılı mala zarar verme suçunun işlendiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.