Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2019/13119 E. 2019/16936 K. 04.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13119
KARAR NO : 2019/16936
KARAR TARİHİ : 04.11.2019

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık suçundan sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin …1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/12/2013 tarihli ve ….. Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13/10/2015 tarihli ve ….. Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/09/2019 tarihli ve KD 2019/73508 sayılı itirazı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen 25/12/2013 tarihli kararın, 21/01/2014 tarihinde sanık müdafii Av. …’in bizzat imzasına tebliğ edildiğine ilişkin tebligat belgesi düzenlenmiş ise de, sanığın zorunlu müdafii olan Av. …’in 17/02/2014 tarihinde kaleme başvurarak gerekçeli karardan haricen haberdar olduğunu, 21/01/2014 tarihli tebligat üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, bunun ilk bakışta bile anlaşılacağını beyan edip buna dair aynı tarihli mahkemesine dilekçe yazdığı, 17/02/2014 tarihinde kalemde kendisine bizzat gerekçeli karar tebliğ edilip zorunlu müdafiinin 17/02/2014 tarihinde kararı temyiz ettiği; bu temyiz isteminin süreden sonra yapıldığından bahisle Dairemizce reddine karar verilmesi ile anılan hükmün kesinleşmesinden sonra, sanık …’ın vekaletnameli vekili Av. …’un …3. Asliye Hukuk Mahkemesinden 21/01/2014 tarihli Av. …’in bizzat imzasına yapılan tebligat belgesindeki imzanın zorunlu müdafiye ait olmadığına ilişkin yaptığı talep üzerine, …3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/95 D.iş sayılı tespit dosyası kapsamında tebligat üzerinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince yapılan incelemede sanık müdafii olan Av. … adına atılı imzanın sanık müdafiine ait olmadığına dair 02/11/2018 tarihli rapor tanzim edildiği, buna göre sanık müdafii Av. … adına atılı imzanın sanık müdafiine ait olmadığına dair Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu gereğince, gerekçeli kararın tebliğine ilişkin 21/01/2014 tarihli tebligatın usulsüz olduğu, zorunlu müdafiin öğrenme üzerine yapmış olduğu 17/02/2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla;
Dairemiz tarafından verilen 13/10/2015 tarihli ve ….. Karar sayılı ilama Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın KABULÜNE ve verilen temyiz isteminin reddi kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3, 104/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun’un 7/2, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 08/09/2002 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar aynı Kanun’un 102/3, 104/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 15 yıllık kesintili zamanaşımının geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 04/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.