Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2019/8232 E. 2019/8603 K. 09.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8232
KARAR NO : 2019/8603
KARAR TARİHİ : 09.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … tarafından verilen 01/06/2015, 25/06/2015, 04/06/2015, 17/11.2015 ve 10/05/2016 tarihli eski hale getirme ve temyize ilişkin dilekçelerde, kararın kendisine tebliğ edilmediğinin belirtildiği, temyiz dilekçesi ve eski hale getirme talepli istemin birlikte verilmesi halinde, karar verme yetkisinin yüksek Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Sanık …’ın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün tebliğinin, sanığın yakalama sonucu alınan savunmasında bildirdiği adrese yapıldığı, ancak tebligatın iade dönmesi üzerine, MERNİS adresi olan “…” adresine tebligat çıkarıldığı, bahse konu MERNİS adresinin ceza infaz kurumu adresi olduğu, mazbata üzerine sanığın tahliye olduğu ve adresin MERNİS adresi olması nedeniyle Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince mahalle muhtarına tebliğ edildiği anlaşılmakla; her ne kadar MERNİS adresi olduğu belirtilmiş ise de; adresin ceza infaz kurumu adresi olması nedeniyle, ceza infaz kurumu idaresine Tebligat Kanunu’nun 19. maddesine göre tebliğ yapılması için tebligat çıkarılarak, sanığın tahliye edilmesi durumunda cezaevi idaresine bildirdiği son adresin bildirilmesi istenerek, belirlenen bu adrese Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre tebligat çıkarılması gerekirken bu araştırma ve işlemler yapılmadan sanığın tebliğ tarihinde ceza infaz kurumundan tahliye olduğu gerekçesiyle, ceza infaz kurumu adresi olan adresin sanığın MERNİS adresi olarak kabulü ile bu adrese yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve sanığın temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine verildiği düşüncesiyle yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıkların temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 09/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.