Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/10661 E. 2021/10875 K. 31.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10661
KARAR NO : 2021/10875
KARAR TARİHİ : 31.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
a-Suça konu cep telefonun … numarasına ilişkin olarak yapılan … incelemesinden telefonu olaydan 11 gün sonra kullandığı tespit edilen sanığın, tüm aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmeyerek, suça konu cep telefonunu ifadesinin alındığı 05.02.2014 tarihinden 2 ay öncesinde çarşıda postane peronuna girerken iki çöp bidonunun arasında arka kapak rengi beyaz ve ekranı kırık halde bulduğunu, telefonun sahibine ulaşmak adına telefonu açmak için…’nun telefon ile uyumlu sim kartını, ricaen temin ederek taktığını, telefonun yarım saat sonra kendiliğinden kapanması üzerine kimseye ulaşamadığından telefonu torpido gözüne bıraktığını ve polislerin kendisini aramasına kadar da orda durduğunu ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin kesin ve yeterli delil olmadığı ancak sanığın Türk Medeni Kanunu’nun 769. maddesinde belirtilen yükümlülükleri (Kaybedilmiş bir şeyi bulan kimse, malın sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirmek veya araştırma yapmak ve gerektiğinde ilân etmek zorundadır.) yerine getirmeden mal üzerinde malik gibi tasarrufta bulunarak telefonu 2 aydan fazla süre boyunca zilyetliğinde tutmaktan ibaret eyleminin TCK’nun 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
b-(1) Nolu bozma nedenine göre, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren … Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren … Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “hükme bağlanmış” ibaresi aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 31.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.