YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11340
KARAR NO : 2021/11446
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, mahkemenin atılı suçun sübut bulduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun işlemiş olduğu suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayıp kavrayamadığının tespiti için alınan adli tıp raporu sebebiyle adli tıp gideri olarak hesaplanan ve harcanması zorunlu kamu masrafı niteliğinde olan bedelin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye göre yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderlerine ilişkin kısmından adli tıp giderinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
a) Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden suç tarihinden önceki bir tarihe ait ve bir başka dosyaya sunulan adli tıp uzmanı raporunun onaylı suretinin dosya içerisine konulması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan, bir başka dosyaya sunulan sosyal inceleme raporunun onaysız suretinin dosya içerisine konulmasıyla yetinilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.