YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11690
KARAR NO : 2021/11887
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 20.08.2015 tarih ve 7631 sayılı raporunda, suça sürüklenen çocuğun işlediği olayda cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği anlaşılmış ise de; adli sicil kaydında yapılan incelemede, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2013 tarih ve 2013/12 Esas sayılı ilamında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 25/09/2013 tarih ve 3343 sayılı raporunda, suça sürüklenen çocuk …’in ceza sorumluluğunu müessir ve işlediği fiilin hukuki anlam sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecede ve hafif-orta derecede zeka geriliğinin saptandığı, suç tarihinde işlediği iddia olunan hırsızlık suçuna karşı 14/11/2012 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiillinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuk tarafından on iki metre uzunluğundaki besleme kablosunun çalınması şeklinde gerçekleşen olayda; kablonun suç tarihindeki değerine ilişkin dosya kapsamında bir tespitin bulunmaması karşısında; suça konu kablonun değerinin müştekiden sorularak ya da bilirkişi marifetiyle tespit edilerek sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
3- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.