YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12404
KARAR NO : 2021/11785
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
a) Mağdurun 22/12/2015 tarihli duruşmada; çalınan eşyalarıyla ilgili zararının, en son ödeme 21/12/2015 günü olacak şekilde birden fazla seferde tamamen giderildiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; mağdurun suça konu zararının hangi tarihte giderilmeye başlandığı hususunda net beyanı alındıktan sonra, pişmanlık iradesinin ilk olarak soruşturma aşamasında tezahür ettiğinin belirlenmesi halinde, soruşturma aşamasında yapılan kısmi iade nedeniyle mağdurdan sanık hakkında TCK’nın 168/1-4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, mağdurun kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermesi durumunda zararın soruşturma aşamasında giderildiğinin kabulü ile sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması, rıza göstermemesi durumunda mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiğinin kabulü ile TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde doğrudan TCK’nın 168/2. maddesi uygulanarak hüküm kurulması,
b) Sanığa ait adli sicil kaydında yazılı olan ve tekerrüre esas alınan Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş 30.10.2012 karar tarihli, 2012/323 E., 2012/703 K. sayılı mahkumiyetine konu suçun TCK’nın 141/1. maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ait olduğu ve mahkemenin 14.04.2017 tarihli ek kararı ile uzlaşma sebebiyle tüm sonuçlarıyla birlikte düşürülmesine karar verildiği anlaşılmakla; bahsi geçen ilamın TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı; sanığın adli sicil kaydında bulunan ve yine 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaşma kapsamına alınmış olan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan 10 ay hapis cezasını içeren Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2010 tarihli ve 2008/2213 E., 2010/694 Karar sayılı ilamına konu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c) Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı CGTİHK’nın 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.