Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/13362 E. 2021/16818 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13362
KARAR NO : 2021/16818
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, yokluğunda verilen kararın temyiz dışı sanık …’ın bilinen son adresi ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarıldığı ve annesine tebliğ edildiği, ancak doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usule aykırı olmasından dolayı, sanık …’ın 04/01/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1- Sanık …’nun hüküm tarihinde Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun, sanık …’in ise hüküm tarihinde Karaisalı K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanıklara duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı duruşmada hazır edilmeden ve savunma yapmak üzere süre isteyen sanık …’a savunma imkanı da tanınmadan hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 193. ve 196. maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanık … hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler bakımından ise; dosya kapsamına göre, sanığın tüm savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, suça konu bakkaldan çalınan telefona takılan ve sanıklardan Ayhan’ın kullanımında olduğu sabit olan adına alınmış telefon hattı dışında, sanığın atılı suçu işlemediği yönündeki aşamalarda değişmeyen savunmalarının aksini gösterir, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’ nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanık …’ın istinabe suretiyle başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, (sanıklar … ve … hakkındaki tüm suçlar yönünden diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.