Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/13692 E. 2021/18650 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13692
KARAR NO : 2021/18650
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 20.02.2015 tarihli eylemini içeren ve birleştirme kararı verilen Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/440 Esas sayılı dosyası hakkında zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Müştekinin iş yerinden 23.03.3015 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayının sanığın ikrarı ve kamera kaydı ile sabit olduğu, ancak 20.03.2015 tarihinde gerçekleşen olayın sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanma şartları oluşmadığı halde zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
2- Müşteki ifadesinde, iş yerinden 23.03.2015 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayında çalınan parasının 3.600,00 TL olduğunu beyan ettiği, müştekinin şikayeti üzerine sanığın göz altına alındığı esnada sanığın olayı doğrulayarak müştekiye ait 3.600,00 TL’yi polise teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanık hakkında uygulama maddesi olarak TCK’nın 142/2-h maddesi yerine 142/1-h maddesinin belirtilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.