Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/13950 E. 2021/13762 K. 07.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13950
KARAR NO : 2021/13762
KARAR TARİHİ : 07.07.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık aleyhine olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın suç tarihinde kalorifer kazanı ve su işlerinde görevli olarak çalıştığı katılana ait otelin resepsiyon bölümündeki anahtarlıktan anahtarı alarak otelin önünde park halinde bulunan katılana ait … cinsi motorlu taşıtı çaldığının anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-b. maddesi ile uygulama yapılması,
2- Katılanın olayla ilgili müracaatında, çalınan … cinsi motorlu taşıtın sanığın ikametinin bahçesinde olduğunu bildirmesi üzerine kolluk görevlilerince belirtilen yerden suça konu motorlu taşıtın hasarlı ve bir kısım parçaları eksik olarak teslim alındığı, sanığın kovuşturmada katılanın zararını gidermek için süre istediği, mahkemece sanığa zararı gidermek için süre verildiği ancak kısa kararın açıklandığı duruşmaya kadar sanığın zararı giderdiğine dair herhangi bir belge sunmadığı ve duruşmaya katılmadığı, karardan sonra sanığın sunduğu 02/02/2016 havale tarihli temyiz dilekçesi ekinde, katılanın imzasını taşıyan zararın giderildiğine dair belge sunduğu ancak, belge içeriğinden sanığın, katılanın zararını kovuşturma tamamlanmadan önce giderip gidermediği hususu kesin olarak anlaşılamadığından, katılandan sanığın sunduğu dilekçedeki imzanın kendisine ait olup olmadığı, zararının sanık tarafından giderilip giderilmediği, zararı giderilmişse, kovuşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168/2-4. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07/07/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.