YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14903
KARAR NO : 2021/19737
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, 05.59 olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e. maddesine göre gecenin saat 04.59’da sona erdiği, tanık …, ve katılan …’in beyanlarına göre, eylemin suç tarihinde saat 03:00 sıralarında gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2007 tarihli, 2006/72 Esas, 2007/302 Karar sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uygulanmış ise de; 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253.maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında ve sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali eylemi nedeniyle TCK’nın 116/4. maddesi ile uygulama yapılmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılan … ve tanık ’in aşamalardaki anlatımları, kolluk görevlilerince düzenlenen 26/07/2015 tarihli olay yeri inceleme raporu ve ekindeki kroki ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın suç tarihinde katılanın tek katlı müstakil evinin sokağa bakan odasının pencere tel örgüsünü kesip pencereyi ittirerek açtığı sırada, tanık…,’in odaya gelip sanığı farketmesi üzerine sanığın konuta veya konut eklentisine giremeden olay yerinden kaçtığı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşıldığı olayda, 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın suçun tamamlanmış haliyle cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2007 tarihli, 2006/72 Esas, 2007/302 Karar sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uygulanmış ise de; 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253.maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında ve sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, yapılacak uyarlama yargılaması sonucunda uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı gözetilerek, anılan ilamın tekerrüre esas olup olmayacağının uyarlama yargılaması neticesine göre değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.