YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15005
KARAR NO : 2021/16605
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça konu çalınan uyku setinin toplam değerinin 100,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09/05/2017 tarihli ve 2015/13-156 Esas, 2017/256 Karar sayılı ilamı nazara alınarak kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.10.2021 tarihinde Daire üyesi …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
İncelenen dosyada; suç tarihinin 31.07.2014 olduğu, sanığın bir mağazadan 100TL değerinde bir uyku setini çaldığı, mahkeme gerekçesinde 100TL değerindeki uyku setinin çalınması eyleminde “değer azlığı” bulunmadığını, dolayısıyla sanık lehine TCK’nın 145.maddesindeki indirim hükümlerinin uygulanamayacağına karar vermiştir. Tartışma konusu ise; hâkimin takdir ettiği bu hususa müdahale edilip edilemeyeceği, 100TL’nin mutlak olarak değer azlığı kavramı içerisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususudur.
TCK’nın 145.maddesi şöyle düzenlenmiştir; “hırsızlık suçunu konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak ceza vermekten de vazgeçilebilir” şeklindedir. Kanunun metninden de anlaşılacağı üzerine 765 sayılı TCK’dan farklı olarak 5237 sayılı TCK’nın 145.maddesindeki değer azlığı kavramı tamamen hâkimin takdirine bırakılmıştır. Hâkimin takdirinin denetlenebileceği yeğâne imkân yine TCK’nın 3.maddesindeki unsurlardır. Yani hâkim işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı olacak şeklide, keyfiliğe kaçmadan, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun olarak her somut olaya uygun yasal ve yeterli gerekçe göstermek sureti ile değer azlığı kavramını değerlendirebilecektir.
Nitekim dairemizin 2020/19755 Esas 2021/3784 Karar, 2018/7940 Esas 2019/1532 Karar sayılı ilamlarında da görüleceği üzere; “TCK’nın 145.maddesine göre verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az ve yeterli olup hâkimin indirim oranını TCK’nın 143.maddesinde öngörüldüğü üzere işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında suçun işleniş şekli ve özellikleri de dikkate alınmalıdır. Hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan her somut olaya uygun yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır” şeklinde kararları mevcuttur.
Yine dairemizce 2014/34186 sayılı Esas 2017/4846 Karar ve 2014/33408 Esas 2017/4384 Karar sayılı ilamlarında 100TL’nin “değer azlığı” kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği belirtilerek yerel mahkemelerin verdiği kararların bozulmasına dair kararlar verildiği görülmektedir.
Hal böyle iken inceleme konu olayımızda 100TL değerinde eşya çalan sanıkla ilgili olarak mahkemece bir değerlendirme yapılmış, “suç tarihi itibariyle sanığın çaldığı eşyanın değeri, paranın satın alma gücü, yöresel ve ekonomik koşullar, sanığın ve mağdurun konumu nazara alınarak değerin az kabul edilemeyeceği” şeklindeki gerekçelerle sanık lehine TCK’nın 145.maddesinin uygulanmamasına karar vermiştir. Bu olayda denetlenebilecek tek husus mahkemenin gerekçelerini keyfi olup olmadığı takdir hakkını somut olaya uygun kullanıp kullanmadığı hususlarıdır. Herkesin kabul edebileceği 20TL, 30TL gibi çok düşük miktarlar için değer azlığının varlığı elbette tespit edilmelidir ve sanık lehine TCK’nın 145.maddesinin uygulanma zorunluluğu getirilmelidir. Ancak, yeni TCK’nın 145.maddesinin yazılış şekli ve dairemizin yukarıda yazılı bazı kararları birlikte değerlendirildiğinde hâkimin keyfiliğe yol açtığı söylenemeyecek olan miktara ilişkin olarak yeterli gerekçe ile verdiği kararda kanaatimce bir isabetsizlik bulunmamaktadır. TCK’nın 145.maddesinin uygulanmasında belirli bir miktar sınırlaması söz konusu değildir. Sadece herkesin kabul edebileceği makul aralıklarda TCK’nın 145.maddesi sanık lehine doğrudan uygulanabilir, tartışmalı alan ve miktarlarda ise hâkimin takdirine bırakılmalıdır. Somut olayda hâkim bu takdirini ayrıntılı şekilde gerekçelendirerek karar vermiş olması nedeniyle çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.
Muhalif Üye
…