Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/15437 E. 2021/4029 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15437
KARAR NO : 2021/4029
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 151/1, 152/2-a maddelerinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen ceza miktarına göre zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk … ve …’ın on sekiz yaşını tamamlamamış olduğu anlaşılmakla; 13/02/2014, 25/03/2014, 17/04/2014, 17/06/2014, 26/06/2014, 30/09/2014 tarihli oturumların kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden, açık duruşma yapılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Suça süreklenen çocuk … hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde TCK’nın 151/1, 152/2-a ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen 5 ay 10 gün hapis cezasından, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 4 ay 13 gün hapis cezası yerine 4 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde, diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca, avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, “hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılacak tebliğe rağmen 30 gün içinde belirtilen eğitim kurumuna devamına ilişkin seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde TCK’nın 50/6 maddesi gereğince hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği ve bu kararın derhal infaz edileceği hususunun suça sürüklenen çocuğa ihtarına” ve zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … (…) ve suça süreklenen çocuk … hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Karar duruşmasında Yalvaç (Kapatılan) B Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık … (…)’e 18/11/2014 tarihinde adı geçen Cezaevinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK’nın 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltılması nedeniyle, sanığın 17/02/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Hüküm tarihinde Yalvaç (Kapatılan) B Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık …(…)’e duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan ve hüküm tarihinde Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın duruşmalardan vareste tutulmak istemediğini ifade etmesine rağmen hükmün açıklandığı 30/09/2014 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma haklarının kısıtlanması,
2-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.