YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1588
KARAR NO : 2020/3582
KARAR TARİHİ : 27.02.2020
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2,ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 10 ve 15 yıllık dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olmakla birlikte yakalama üzerine alınan 11.02.2010 tarihli savunmasında, 18 yaşını doldurduğu, müdafii talebinin olmadığı, savunmasını kendisinin yapacağını beyan ettiği ve suça sürüklenen çocuğun, müdafii ile birlikte aynı duruşmada bulunmadığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun yokluğunda, müdafiinin yüzüne karşı verilen 23/12/2015 tarihli kararın, müdafii tarafından temyiz edildiği nazara alınarak suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafiinin temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesi gerektiği, ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken, doğrudan suça sürüklenen çocuğun MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi gereğince tebligat yapıldığının anlaşılması karşısında; 23/12/2015 tarihli mahkumiyet kararının bilinen en son adresinde yöntemine uygun şekilde suça sürüklenen çocuğa tebliği ile müdafiinin temyizine onayı olup olmadığını bildirmesi, bu konuda beyanda bulunmadığı takdirde temyizi reddetmiş sayılacağı ve kararın kesinleşeceği hususunun tebligat belgesinde açıklanması, temyize onay vermesi veya temyiz dilekçesi sunması halinde dosyasına eklendikten sonra incelenmek üzere ek tebliğname düzenlenerek Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.