Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/16444 E. 2021/19298 K. 11.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16444
KARAR NO : 2021/19298
KARAR TARİHİ : 11.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.04.2014 tarih, 2013/13-136 Esas ve 2014/193 Karar numaralı ”…Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. CMK’nın 226. maddesindeki düzenlemeyle iddianamede anlatılan eylem değişmemiş olduğunda, kanun koyucu o eylemin hukuksal niteliğinde değişiklik olmasını “Yargılamanın sınırlılığı” ilkesine aykırı görmemiş, bu gibi hallerde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulmasına imkan sağlamıştır. Bu düzenlemenin bir sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir. İddianamede anlatılan ve kapsamı belirlenen olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise, suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidilebilecektir…” şeklindeki kararı göz önüne alındığında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanıkların aynı Yasa’nın 142/2-h maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunması alınarak hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında tanzim olunan iddianamede hırsızlık suçundan açılmış bir dava olmadığı ve iddianamede bu suça ilişkin bir anlatım da bulunmadığı halde, anılan suçtan ek savunma verildikten sonra sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklinde düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre;
2)Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanlarının bir bütün halinde değerlendirilmesinde sanıkların bir ay içerisinde değişik zamanlarda 10-12 tane bebek arabasını çaldıkları anlaşılmasına rağmen sanıklar hakkında TCK’nın 43.maddesinin tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ile katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.