YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17038
KARAR NO : 2021/17449
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçları yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanık ve müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası olmaması nedeniyle aynı Kanun’un 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından karar verilirken, adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması, ayrıca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin hangi cezalarda ve ne şekilde uygulanacağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükümlerine göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezalarında uygulanabileceği, adli para cezasına mahkûmiyet halinde uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeden sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” karar verilmek ve hakaret suçundan kurulan hükümde tekerrüre ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV- Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK.nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca kamu malına zarar verme suçu yönünden yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi kurum vekilinin, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.