Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/17647 E. 2020/14477 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17647
KARAR NO : 2020/14477
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2011 tarihli ve 2008/562 esas, 2011/183 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan temyiz talebinin reddine ilişkin …Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2011 tarihli ve 2008/562 esas, 2011/183 sayılı ek karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/03/2020 gün ve 94660652-105-55-3658-2020- Kyb gün ve sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/05/2020 gün ve 2020/42357 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21/06/2012 tarihli ve 2012/15311 esas, 2012/17004 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 14/04/2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40,00 Türk lirası harç alınması hükme bağlanmış ve anılan kanun maddesi Anayasa Mahkemesinin 20/10/2011 tarihli ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmî Gazetede yayımlandığı 28/12/2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29/06/2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanmasının gerektiği gibi, 6217 sayılı Kanun ile temyiz başvurularında harç alınması kuralına aykırılığın herhangi bir yaptırıma bağlanmaması karşısında, sanığın temyiz talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yokluğunda verilen 30.03.2011 tarihli mahkumiyet kararının, sanık … tarafından 14.04.2011 havale tarihli temyiz dilekçesiyle (tebliğ tarihinin 13.04.2011 tarihi olduğu belirtilerek) öğrenme üzerine süresinde temyiz edildiği, mahkemece 22.04.2011 tarihli ek karar ile temyiz talebinin, temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği; bu kararın 08.09.2011 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, ancak sanığın bu ek karara yönelik bir temyiz başvurusunda bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL harç alınması hükme bağlanmış ve anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları uyarınca iç hukukta uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık …’in temyiz istemi ile ilgili inceleme yapılması için dosyanın Yargıtaya gönderilmesi gerektiği gözetilmeden harç yatırılmadığından bahisle yazılı şekilde temyiz isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, … Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 22.04.2011 tarihli ve 2008/562 E., 2011/183 K. sayılı ek kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 07/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.