YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22258
KARAR NO : 2020/14856
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143 ve 35/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2015 tarihli ve 2014/206 esas, 2015/165 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/04/2020 gün ve 4957-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2020 gün ve 2020/45579 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçuna teşebbüsten sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143 ve 35/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair ….Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2015 tarihli ve 2014/206 esas, 2015/165 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 08/12/1991 doğumlu olan sanığın, mahkemesince tekerrüre esas alınan ….Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2010 tarihli ve 2009/390 esas, 2010/52 sayılı kararına ilişkin suçu işlediği 13/08/2009 tarihinde henüz 18 yaşını tamamlamadığı cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince, söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın yokluğunda verilen….Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2015 tarihli kararının sanığın duruşma adresine Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapıldığı ancak UYAP’tan yapılan incelemede sanığın tebligatın yapıldığı 29/04/2015 tarihinde Gaziantep Cezaevi’nde olduğunun anlaşılması karşısında, tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan, hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, ….Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2015 tarihli kararının sanık …’a tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, ….Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 04.03.2015 tarihli ve 2014/206 E., 2015/165 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.