Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/22273 E. 2020/14862 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22273
KARAR NO : 2020/14862
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçundan sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2019 tarihli ve 2018/561 esas, 2019/665 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/04/2020 gün ve 2938-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2020 gün ve 2020/46660 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2019 tarihli ve 2018/561 esas, 2019/665 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1) Benzer bir olayla ilgili olarak, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06/02/2012 tarihli ve 2010/6468 esas, 2012/3206 karar; 06/02/2012 tarihli ve 2011/850 esas, 2012/3309 karar; sayılı ilamları ile Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 22/02/2017 tarihli ve 2016/10606 esas, 2017/1513 karar; 14/04/2016 tarihli ve 2015/6294 esas, 2016/15295 karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki düzenleme ile “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, anılan Kanun’un 231/5. maddesi gereğince, sanık hakkında aynı Kanun’un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği,
Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı ilâmında yer alan; “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.”

şeklindeki açıklama da nazara alındığında, her olaya özgü ayrı bir değerlendirme yapılarak maddî zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki diğer objektif ve subjektif şartların bulunması halinde, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun tartışılması gerektiği, somut olayda, katılanın arabasında meydana gelen zararını belgelendiremediği, sanığın 10/07/2019 tarihli 4. celsede katılanın zararını gidermek istediğini beyan ettiği, sanığın eylemi nedeniyle katılanın zararının ne olduğunun kesin olarak tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki şartların bulunmadığından bahisle, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca temel ceza olarak 120 gün adli para cezası yerine 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra 62/1. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 100 gün adli para cezası yerine 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip, aynı Kanun’un 52/2. maddesi gereğince belirlenen cezanın günlüğü 20,00 Türk lirasından adli para cezasına çevrilmesi suretiyle 2.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, … Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2019 tarihli kararıyla sanık hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verildiği, sanık müdafinin yasal süresi içinde 30/09/2019 tarihinde mala zarar verme suçu için her ne kadar mahkemesine hitaben ve maddi hatanın düzeltilmesi talebi şeklinde dilekçe verdiği anlaşılmış ise de; dilekçe içeriğinden aslında kararın istinaf edildiği ve bu dilekçe nedeniyle gerekli kanun yollarının işletilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanığın mala zarar verme suçundan verilen kararın henüz kesinleşmemesi nedeniyle … Asliye Ceza Mahkemesinin mala zarar verme suçu yönünden henüz kesinleşmeyen 25.09.2019 tarihli ve 2018/561 E., 2019/665 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.