YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22298
KARAR NO : 2020/14835
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
Hırsızlık suçundan şüpheli …. hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, ….Cumhuriyet Başsavcılığının 18/09/2019 tarihli ve 2019/66451 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii…. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/11/2019 tarihli ve 2019/5736 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/06/2020 gün ve 21221-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/06/2020 gün ve 2020/51949 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık suçundan şüpheli …hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 18/09/2019 tarihli ve 2019/66451 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii…. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/11/2019 tarihli ve 2019/5736 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müştekinin 10/08/2019 tarihli şikayetinde, aynı gün saat 13:00 sıralarında camları yarı açık şekilde park ettiği aracının içerisinden Imeı, numara ve markasını bildirdiği telefonunun çalınması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüphelinin telefonu kullanmasının tek başına yeterli olmadığı ve ülkemizde ikinci el
./..
telefon kullanmanın yaygın oluşu birlikte değerlendirilerek ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, telefonun çalındıktan sonra şüphelinin üzerine kayıtlı hattı çalınan telefona takarak kullandığının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının cevabi yazısından anlaşılması karşısında; şüphelinin ifadesinin alınarak telefonu ne şekilde elde ettiği sorulup, başkasından aldığını beyan etmesi durumunda bu kişinin de beyanı alınarak, sonucuna göre şüphelinin hırsızlık suçu açısından hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise aynı Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince (soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmez ise) dosya kapsamındaki deliller itibariyle itiraz incelenip kabul veya reddedilecektir.
Somut olayda, müştekinin 10/08/2019 tarihli şikayetinde, aynı gün saat 13:00 sıralarında kapıları kilitlemeden ve camları yarı açık şekilde park ettiği aracının içerisinden Imeı, numara ve markasını bildirdiği telefonunun çalınması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüphelinin telefonu kullanmasının tek başına yeterli olmadığı ve ülkemizde ikinci el telefon kullanmanın yaygın oluşu birlikte değerlendirilerek ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, suça konu telefonun çalınıp müştekinin zilyetliğinden çıktıktan sonra ancak müşteki hattını kapattırana kadar sim kartıyla yapılan görüşmelerin kimlerle yapıldığı tespit edilip, bu kişilere telefonun ve sim kartı kullananın kim olduğu, yani çalındıktan sonra eski sim kartla kullanıcının kim olduğu sorularak, bu hususun açıklığa kavuşturulması, bu kullanım sonrası telefona takılarak kullanılan 0535 042 35 61 numaranın sahibi olan kişinin şüpheli sıfatıyla dinlenip, suça konu telefonu ne şekilde elde ettiği sorulup, başkasından aldığını beyan etmesi durumunda bu kişinin de beyanı alınarak ve olayın meydana geldiği yerde KGYS sistemine ait 012-G-27GZN-0 ibareli kameranın olay anını görüntüleyebileceği belirtildiğinden bu kamera kaydı görüntüleri de araştırıldıktan sonra, sonucuna göre şüphelinin hırsızlık veya suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçları açısından hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediği anlaşılmakla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın yukarıda açıklanan nedenlerle itiraz merciince
kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (…) 5. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 12/11/2019 tarihli ve 2019/5736 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 08/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.