Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/22598 E. 2020/14073 K. 01.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22598
KARAR NO : 2020/14073
KARAR TARİHİ : 01.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanığın eylemi TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde TCK’nın 142/1-e maddesi ile cezalandırılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıkların resmi belgede sahtecilik ve mala zarar verme suçlarından eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 151/1. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin, 26.05.2007 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
3-Sanık … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
a-5271 sayılı CMK.nun 225.maddesi uyarınca hükmün konusu olan … Cumhuriyet Başsavcılığına ait 11.07.2007 tarih ve 2007/1755 esas sayılı iddianamede, sanıklar … ve …’ın müsnet eylemleri nedeniyle TCK.nun 39/2-c maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı halde ek savunma hakkı tanınmadan TCK.nun 37/1.maddesi uyarınca birlikte işleyen sıfatıyla mahkumiyetlerine karar verilerek adı geçen sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
b-Adli sicil kaydı nazara alındığında sanık …’ın mükerrir olduğunun gözetilmemesi,
c- Sanıkların eylemi TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde TCK’nın 142/1-e maddesi ile cezalandırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.