Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/2624 E. 2020/5548 K. 10.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2624
KARAR NO : 2020/5548
KARAR TARİHİ : 10.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre eylemin 765 sayılı TCK’nın 491/2. maddesine uyan suçu oluşturduğunu kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07/07/2008 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 11/04/2013 günü yeniden işlemeye başladığı ve sanığın temyiz dışı sanık Selçuk GÖL ile birlikte gece vakti sayılan 20.30-03.30 saatleri arasında müştekinin hurdaya çıkarılması nedeniyle kapı ve camlarının sağlam ve muhkem olup olmadığı hakkında inceleme yapılamayan otomobilini çalması şeklindeki eyleminin 765 sayılı Kanun’un 491/2, 522. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143. maddelerine uyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı TCK’nın 491/2, 522. maddelerindeki suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/4. maddesi gereğince hesaplanan 5 yıllık dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince hesaplanan dava zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/2, 522. maddesindeki suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/4. maddesi gereğince hesaplanan 5 yıllık dava zamanaşımının, 04/11/2004 olan sorgu tarihi ile 16/11/2015 olan mahkumiyet tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu ve bu süre içinde zamanaşımını kesen başka bir işlem de yapılmamış olduğundan gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 10/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.