YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/26611
KARAR NO : 2021/18459
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Suç tarihinden sonra 6352 sayılı Kanun ile yürürlüğe giren TCK’nın 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçu ile suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 142/1-f. maddesinde düzenlenen elektrik hırsızlığı suçundan hangisinin sanık yararına olduğuna ilişkin değerlendirme ve karşılaştırmanın hükmün gerekçe kısmında yapılıp, sanık yararına olan kanun maddesi belirlendikten sonra hüküm fıkrasında belirlenen lehe düzenleme uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, kararın gerekçe kısmında ve hüküm fıkrasında kanun değişikliği nedeniyle karşılaştırma yapıldığı da açıkça belirtilmeden, hüküm fıkrasının “1. No’lu bendinde, TCK’nın 142/1-f, 62, 51. maddeleri uyarınca uygulama yapılması, “2. No’lu” bendinde, aynı Kanun’un 163/3, 62, 51. maddeleri uyarınca uygulama yapılması ve hükmün “3. No’lu” bendinde ise, “2. No’lu hüküm sanık lehine olmakla aynen infazına” şeklinde karar verilmek suretiyle hükümde karışılıklığa neden olunması,
2- 02/07/2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “Yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, 18/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zarar miktarı da belirtilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, duruşmada yukarıda izah edildiği şekilde açıklama yapılmadan ve miktar bildirilmeden katılan kurumun zararını ödemesi hususunda sanığa mehil verilmesi ile yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.