Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/30986 E. 2021/7264 K. 01.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30986
KARAR NO : 2021/7264
KARAR TARİHİ : 01.04.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, hapis cezası yanında hükmolunan gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Katılanın 08/10/2012 tarihli şikayet dilekçesinde çalışma masasında muhafaza altında bulunan iş yeri para kasasının anahtarının sanık tarafından ele geçirilerek, acil ödemeler için sürekli olarak kasada bulundurulan 4.000 Euro miktarındaki parayı çaldığını iddia ettiği, sanık hakkında bu eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca dava açıldığı, soruşturma aşamasında hırsızlık suçunu kabul etmeyen sanığın 24/02/2014 tarihinde, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/328 D. İş sayılı dosyası ile alınan savunmasının içeriği itibariyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarına ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın hırsızlık suçundan savunması alınmadan hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

b) Soruşturma aşamasında para kasasının anahtarının sanık tarafından ele geçirilerek içerisindeki paranın çalındığını iddia eden katılana, 26/06/2013 tarihli duruşmada konuya ilişkin iddiası sorulup, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde tanımlanan “haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle” hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 01/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.