YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31287
KARAR NO : 2021/7036
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; müşteki …’e ait iş yerinin camını, müşteki …’e ait iş yerinin ise kilidini zorlayan suça sürüklenen çocukların eylemlerinin hırsızlığa teşebbüs ve iş yeri dokunulmazlığını bozmaya teşebbüs olmak üzere iki ayrı suçu oluşturmasına rağmen, suç vasfı değerlendirilirken, 5237 sayılı TCK’nın 44.maddesi uyarınca fikri içtima hükümleri uygulanarak, suça sürüklenen çocukların eylemlerine uyan TCK’nın 116/2-4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen suçtan haklarında ayrıca ceza verilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından; suça sürüklenen çocuk …’in nüfus kaydına göre 12/10/2000, suça sürüklenen çocuk …’ın nüfus kaydına göre 23/01/1999, suça sürüklenen çocuk …’nun nüfus kaydına göre 01/06/1998, suça sürüklenen çocuk …’nın nüfus kaydına göre 01/10/1997 doğumlu olup 18 yaşını doldurmamış olmaları nedeniyle 26/05/2015, 02/07/2015, 03/12/2015 ve 28/01/2016 tarihli duruşmaların kapalı yerine açık yapılması ve 17/03/2016 tarihli hükmün de açık duruşmada tefhim edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun gerekçeli karar başlığında konut dokunulmazlığını bozma suçu olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
I) Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’a yönelik iş yeri dokunulmazlığını bozma, suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma ile müştekiler … ve …’e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Tüm dosya içeriğine göre; müşteki …’a ait iş yerinden içinde 30 TL civarı bozuk para bulunan kutunun çalındığı, olaydan sonra yakalanan suça sürüklenen çocuk …’nun, üzerinde ele geçen paranın 15,75 TL’sinin müşteki …’a ait iş yerinden çalınan para olduğunu beyan ederek, diğer suça sürüklenen çocukların da suça konu paranın Halil İbrahim’in üst aramasında ele geçtiğini ifade ederek 15,75 TL paranın müşteki …’ya iadesini sağladıkları, çalınan para kutusunun ise etrafta yapılan araştırma sonucunda kolluk görevlilerince bulunup müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçundan oluşan zararın kısmen tazmin edildiği gözetilerek kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği müşteki …’dan sorularak, sonucuna göre TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III) Suça sürüklenen çocuk … hakkında müştekiler …, … ve …’e yönelik hırsızlık, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçları ile müştekiler … ve …’e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk …’in, TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda hırsızlık suçu yönünden de uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun işlediği iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olduğuna ilişkin rapor ile yetinilerek eksik kovuşturma sonucu yazılı şeklide hüküm kurulması,
2- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuklar … ile …’nın işledikleri fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Tüm dosya içeriğine göre; müşteki …’a ait iş yerinden içinde 30 TL civarı bozuk para bulunan kutunun çalındığı, olaydan sonra yakalanan suça sürüklenen çocuk …’nun, üzerinde ele geçen paranın 15,75 TL’sinin müşteki …’a ait iş yerinden çalınan para olduğunu beyan ederek, diğer suça sürüklenen çocukların da suça konu paranın Halil İbrahim’in üst aramasında ele geçtiğini ifade ederek 15,75 TL paranın müşteki …’ya iadesini sağladıkları, çalınan para kutusunun ise etrafta yapılan araştırma sonucunda kolluk görevlilerince bulunup müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçundan oluşan zararın kısmen tazmin edildiği gözetilerek kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği müşteki …’dan sorularak, sonucuna göre TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 31/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.