Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31565 E. 2021/7972 K. 13.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31565
KARAR NO : 2021/7972
KARAR TARİHİ : 13.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Takip tarihi dikkate alınarak satış isteme süresi yönünden yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 106. maddesi gereğince haczedilen menkul malların 1 yıl içerisinde satışının istenmemesi halinde haciz işleminin hukuki sonuçlarının ortadan kalkacağı ve müsnet suçun da oluşmayacağı, dosya kapsamına göre; sanık …’ın ikametinde 21.09.2007, 06.07.2009, 22.12.2009 tarihlerinde haciz işlemleri yapıldığı, 22.12.2009 tarihli haciz sırasında mahcuzların yediemin olarak sanık …’ın oğlu …’a teslim edildiği, 27.11.2012 tarihinde ise mahcuzların yerinde olmadığının tespit edilmesi karşısında; hükme esas alınan icra dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi, satış isteme süresini durduran veya kesen herhangi bir işlem yapılmadığının ve süresinde satış istenmediğinin tespit edilmesi halinde atılı suçun hukuka aykırılık öğesinin oluşmayacağı; satış isteme süresini durduran veya kesen bir işlem yapılması ve satışın süresinde istendiğinin saptanması halinde ise; sanıkların savunması doğrultusunda adresinde mahcuz malların bulunup bulunmadığı araştırılarak sanıkların mahcuz mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olup olmadığı belirlendikten sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Kabule göre de :
a)Sanıklar hakkında muhafaza görevinin kötüye kullanılması suçu bakımından hüküm kurulurken hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen adli para cezası bakımından teşdit uygulanarak 30 gün adli para cezasına hükmedilmek sureti ile fazla ceza tayini,
b)Sanık …’ın kendisine yediemin olarak teslim edilen mahcuz malların sahibi olması sebebiyle TCK’nın 289/1-2. cümlesine göre tayin olunan cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevinin kötüye kullanılması suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 13/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.