Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31802 E. 2021/11622 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31802
KARAR NO : 2021/11622
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Bozma ilamından önceki hüküm sanık vasisi tarafından temyiz edildiğinden, sanık hakkındaki bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda tayin olunan 5 ay hapis cezasının 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince 2.500 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın TCK’nın 326/son maddesi gereğince 4 ay 5 gün hapis cezasına hükmedilmesinden sonra TCK’nın 50/3 ve 52/2 maddeleri uygulanmak suretiyle sonuç olarak 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; ilgili hüküm fıkrasından ”… sanığın CMUK’un 326/son maddesi uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ve 50/3 ve 52/2 maddelerinin uygulanmasına dair fıkralar hükümden çıkarılarak yerine ” …sanığın cezasının CMUK’un 326/son maddesi uyarınca 2.500 TL adli para cezası üzerinden infazına ” ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “Suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; hırsızlığa konu eşyanın 20 TL olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında TCK’nın 145. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.