Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/3215 E. 2020/4703 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3215
KARAR NO : 2020/4703
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğa gerekçeli hükmün tebliğinden önce hükmü temyiz ettiği anlaşılan suça sürüklenen çocuğun vasisi olan eşinin, 5271 sayılı CMK’nın 262.maddesi uyarınca temyiz yetkisinin bulunduğu ve İslahiye Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2008 tarih ve 2006/164 Esas, 2008/236 Karar sayılı kararı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuğun, 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/5. maddesinde “denetimli serbestlik süresi içerisinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olmadığı ve yükümlülüklerine uygun davranıldığı takdirde davanın düşmesine karar verilir” hükmü gereğince, denetimli serbestlik süresi içerisinde işlemiş olduğu suçtan dolayı Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2011 tarih ve 2011/361 Esas, 2011/473 sayılı kararı ile 6.000,00 TL adli para cezasına mahkum olduğunun anlaşılmış olması karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesinin 6. fıkrasındaki “hapis cezasına mahkûm olma” koşulunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği ancak suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydına göre, 3 yıllık denetim süresi içinde İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2012 tarih ve 2011/380 Esas, 2012/123 Karar sayılı ilamına göre 14/03/2011 tarihinde işlediği hırsızlık (TCK’nın 142/1-b maddesi) suçundan sonuç olarak 3 ay hapis cezası verildiği ve açıklanması geri bırakılan kararın açıklanma koşullarının oluştuğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun müştekinin evine kapı kilidini kırıp içeri girerek hırsızlığa teşebbüs etmesi şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 31/2. maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 24/04/2008 tarihinde duran ancak deneme devresinde ikinci suçun işlendiği 14/03/2011 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 6 yıllık zamanaşımının suçun işlendiği 06/09/2005 gününden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek; davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun vasisi olan eşinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Yasa’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 01/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.