YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32500
KARAR NO : 2021/4544
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2012 tarih, 2010/720 Esas 2012/383 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10/12/2014 tarih ve 2013/33272 Esas, 2014/29679 Karar sayılı ilamı uyarınca onanmasına karar verilerek kesinleştiği,suça sürüklenen çocuğun 17/01/2019 tarihli dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesini talep etmesi üzerine Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2019 tarih, 2010/720 Esas, 2012/383 Karar sayılı ek kararı ile suça sürüklenen çocuğun yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği ve suça sürüklenen çocuğun mahkemenin ret kararına karşı yaptığı itirazın Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 07/02/2019 tarih 2019/310 Değişik iş, sayılı ile kararı ile 18/01/2019 tarihli ek kararın kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun yargılamanın yenilenmesi talebine yönelik itirazının kabulüne karar verildiği ve mahkemece 21/05/2019 tarih , 2019/252 Esas, 2019/176 Karar sayılı ilamı ile duruşma açılarak mahkemenin 30/04/2012 tarih, 2010/720 Esas, 2012/383 Karar sayılı sayılı hükmün iptaline karar verilerek 21/05/2019 tarihinde yeniden hüküm kurulması nedeniyle, TCK’nın 66/5. maddesinde yer alan “Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımısüresi yeni baştan işlemeye başlar” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK’un 308/7.maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/04/2015 gün ve 2014/833- 2015/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere suça sürüklenen çocuğun şikayetçinin evinin önü sokak üzerinde elektrik direğinin yanında bulunan suça konu motosikleti çalması şeklindeki eyleminin; 5231 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1.maddesi uyarınca ceza tayini,
b- İddianamede her ne kadar sevk maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi gösterilmemişse ise de; iddianamenin anlatım kısmında açıkça ve ayrıca belirtilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının belirtildiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğa anılan maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilerek CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
c- Suça sürüklenen çocuğun eski ve hurda durumunda kullanılmayan motosikleti çaldığının anlaşıldığı olayda, suça konu motosikletin değerine ilişkin müştekinin herhangi bir beyanının bulunmadığı gibi bu konuda dosya içerisinde değer tespit tutanağının da bulunmaması nedeniyle, çalınan motosikletin suç tarihindeki değeri tespit edilerek belirlenip, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 08/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.